| 22 Mayıs 2010

Akademisyen Araştırmacı yazar Profesör Dr. Ata Atun, 9-13 Mayıs tarihleri arasında Salzburg’da düzenlenen “Hangi Türkiye, Hangi AB” başlıklı toplantıya katıldı. Bu yıl 469’cusu yapılan “Salzburg Global Seminar”in davetlisi olan Prof. Dr.
Ata Atun, Kıbrıs sorunuyla ilgili yaptığı konuşmasıyla büyük beğeni topladı.
Atun, slayt gösterisi eşliğinde gerçekleştirdiği konuşmasının ilk bölümünde 1955-1974 yılları arasında yaşananları, 1964-1974 yılları arasında Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgalini ve adada yaşayan iki halkın “Kıbrıs adası üzerinde yaşamak” tan başka hiçbir ortak noktalarının olmadığı konusundaki gerçeklikleri katılımcılarla paylaştı.
Konuşmasının ikinci bölümünde Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin adada barış istediğini, Türkiye’nin bu konuda Rum ve Yunanlılara kıyasla, sınırların açılması, Annan Planının kabulü ve adaya barışın gelebilmesi doğrultusundaki çalışmaları ile üç adım önde olduğunu belirten Atun, son bölümde de, müzakerelerdeki beklentilere değindi.
Direk Ticaret Tüzüğüne işlerlik kazandırılmasının adaya çözümün gelmesini hızlandıracağını, AB’nin her iki halkın arasındaki güvensizliği azaltmak için aralarında ana vatanların ve adadaki iki halkın da yer alacağı dörtlü bir konferans düzenlemesinin çok faydalı olacağını vurgulayan Atun, Rum tarafına baskı yapılmazsa çözümden uzaklaşılacağının ve ayrılığın derinleşeceğin altını çizdi.
Konuşmanın ardından söz alan katılımcıların sorularını yanıtlayan Profesör Dr. Atun, katılımcıları Kıbrıs konusunun gerçekleri hakkında bilgilendirdi.
Kıbrıs Türk tarafından ilk kez bu denli açık ve gerekçeli bir konuşma dinlediklerini ifade eden katılımcılar, Prof. Dr. Ata Atun’un konuşmasının basılarak dağıtılmasını istemeleri üzerine, konuşma metin haline getirilerek katılımcılara dağıtıldı.
Salzburg Global Seminar
Mayıs ayında 469’cusu yapılan “Salzburg Global Seminar”, 2’ci dünya savaşının hemen sonrası 1947 yılında savaştan çıkan Avrupalılar ile Amerikalıların fikir alış verişini sağlamak, yeni fikirler üretmek ve yeni bir dünya kurabilmek amacı ile kurulmuş.
Aradan geçen 60 yılda değişime uğrayarak küresel bir kuruluş haline gelmiş ve görevde olanlar ile yetişmekte olan küresel liderleri bir araya getirerek düşünce perspektiflerini geliştirmek, görüşlerini açıklıkla tartıştırmak, ufuklarının genişlemesini sağlamak ve gelecekteki olası iş birliği için ortamı hazırlamak misyonunu edinmiş.
Aradan geçen yarım asırdan fazla bir zaman dilimi içinde belirlenmiş bir politikayı uygulamak yerine fikirlerin önemsendiği ve ayrılıkların saygınlıkla karşılandığı bir ortam yaratarak daha iyi bir dünya için ortak bir zemin bulunmasını sağlamak için çalışmalarını sürdürmekte. Bu amaçla da ortalama her iki ayda bir aralarında emekli veya görevdeki Büyükelçileri, AB komisyon üyeleri veya Başkanları, AB bölge temsilcileri, Milletvekilleri, eski Milletvekilleri, Bakanlar, eski Bakanlar, Stratejistler ve Akademisyenlerin de yer aldığı çok sayıda düşünce insanını bir araya getirerek konuları açıklıkla tartıştırmakta ve çıkan sonuçları da Aralarında Birleşmiş Milletler, ABD, AB, Çin, Rusya ve benzeri devletler gibi dünya aktörlerine dağıtmakta.
Salzburg Global Seminar” son derece saygınlığı olan bir kuruluş ve raporları kayıtsız koşulsuz doğru olarak kabule edilerek uygulanacak politika bu raporlara göre belirlenmekte.









